Benim annem doktor, seninki ne iş yapıyor bakalım?
27/6/2007
- Başım ağrıyor...
- Saçını ıslak ıslak
kurutmadan
çıktın, ondan.
- Başım dönüyor...
- E bi şey
yemiyorsun,
açlıktan.
*
Benim annem
doktordur.
*
Kıçıma fitil sokan tek kadın.
*
Ne gülüyorsunuz...
Siz çok mu masumsunuz?
*
Eczacıdır aynı zamanda...
- Gözüm morardı.
- Gel, patates basayım.
- Kepeklerim azdı yaaa...
- Zeytinyağı süreyim.
- Arpacık çıktı.
- Sarmısak değdireyim.
*
Hemşiredir...
- Öf, terledim be.
- Gel, sırtına havlu
koyayım.
*
Röntgen mütehassısıdır...
- Öhhöeöö!
- İçme şu zıkkımı,
ciğerlerin doldu.
*
Ben henüz bebeyken,
anestezi uzmanıydı...
- Dandini dandini
dastaaana.
*
Bi ara sünnetçiydi...
- Çıkar, pansuman
yapıcam.
*
Ürologdu...
- Senin çişin niye
sarı bakiim?
*
Fizyoterapisttir...
- Dizim ağrıyor.
- Benim de belim
ağrıyor, geçer.
*
Diyetisyendir...
- Mis gibi türlü yaptım, sakın sokakta hamburger filan yiyip gelme.
- Ama anne...
- Aması maması yok,
cola da içme!
*
Cildiyecidir...
- Sırtımda sivilce çıktı.
- Çikolata yeme.
*
Laboranttır...
- Burnum akıyor.
- Üşütmüşsün sen... Şimdi ben sana bi ada çayı kaynatayım, rezene, bal, limon, tarçınla zencefili de ılık ılık iç, sırtına da rakıyla aspirini karıştırıp sürelim, sabaha bi şeyin kalmaz.
*
Psikiyatrdır...
- Nen var oğlum?
- Bi şeyim yok.
- Var var...
Canın sıkkın senin.
- Ya bırak, iyiyim ben.
- Yok yok, bilirim ben...
Bi şeyin var.
- Anne delirtme beni!
- Bak, gördün mü...
- Neyi gördüm mü?
- Bi şey var sende.
- Kendimi jiletliycem
şimdi...
- Sinirlerin bozuk senin.
*
Genetikçidir...
- Abinle sen babanıza çekmişiniz zaten, o da sinirli... Bütün kötü huylarınızı ondan almışınız.
*
Veterinerdir...
- Anne bu sene, Babalar Günü'nde babama Nataşa hediye edebilir miyim?
- Defol! Hayvan!
*
Hastayım ona... Hastasıyım.
Yılmaz ÖZDİL
(hürriyetten alıntıdır)
Bu da tek ayaklı yılan

Çin'de tek ayaklı bir yılanın bulunduğu bildirildi.
İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde, ülkenin güneybatısındaki Suining'de yaşayan 66 yaşındaki Duan Çiongziu'nun, tek ayaklı yılanı geceyarısı yatak odasında duvara tırmanırken bulduğu belirtildi.
"Geceyarısı garip bir tırmalama sesiyle uyandım. Işığı yaktım ve bu canavarı duvara pençesiyle tırmanırken gördüm" diyen Duan, ayakkabısıyla vurarak öldürdüğü yılanı alkol dolu bir şişede sakladığını kaydetti.
Yılanın, şu anda Nançhang'daki bir üniversitede bilim adamlarınca incelendiği belirtilirken, yılan uzmanı Long Şuai, yılanın tek ayağı için, "Bu gerçekten şoke edici, ancak otopsi yapana kadar nedenini bilemeyeceğiz" dedi.
AA
Çiçeklerin ömrünü nasıl uzatırsınız?

Eşinizden, arkadaşınızdan ya da hasta yatağınızda dostlarınızdan aldığınız bir demet çiçeğin daha uzun süre canlı durmasını istemez misiniz?
Zaman
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı BağlantıSofra Düzeni

Çoğu zaman samimi yemek davetlerinin dışında "özel" diye tanımlanacak bazı davetler vermeye mecbur kalırız. Evimizde vereceğimiz bu davetlerde zaman zaman gerek sofra düzeni gerekse servis esnasında bazı endişelerimiz oluşur. Bu "özel davet"in en mükemmel olması amacımızdır. Uzun süre verdiğimiz davet hakkında övgü ile konuşulması hangimizi mutlu etmez ki?...
Davetin hazırlanması, amaca göre davet edilen kişilerin saptanması ile başlar... Resmiyet derecesine göre davet edilecek kişiler en az üç hafta öncesinden davetiye veya telefon ile aranarak davet edilmelidir. Çok resmi davetlerde baskılı davetiye daha uygun olacaktır. Ancak; "kişi adı" el yazısı ile yazılmalıdır. Bu davet edilen kişiye verilen değerin bir göstergesidir. Son yıllarda bazı büyük hediye merkezlerinde bu tarz özel kartlar satılmaktadır. Sadece boşlukları doldurmanız yeterli olacaktır. Davet eden kişinin bu nezaketli davranışına karşı cevap verilmesi gerekmektedir.
Davete katılıp katılamayacağınızı bildirmek bir görgü kuralıdır. Eğer davetiye yollandıysa (L.C.V-lütfen cevap verin'in kısaltılması) davet eden kişiye davete katılıp katılamayacağınızı telefon açarak bildirmelisiniz.
Ziyafet Masası
Ziyafet masası hazırlamak zevk işidir. Herkes imkanlarına ve gönlüne göre hazırlar. Ancak; aşağıdaki noktalara da dikkat etmek gerekir. Öncelikle masa örtüsü titizlikle seçilmelidir.
Masaya pastel rengi keten, beyaz keten, nakışlı keten veya dantel örtü konmalıdır. Çok renkli alacalı örtü seçimleri ağır davetler için uygun değildir. Masaya konan örtü 30.cm.den fazla sarkmamalıdır. Oturan kişilerin ayaklarına dolanacak şekilde abartılı bir uzunlukta olmamasına dikkat etmek gerekir.
Masa'da "uyum" Çok önemlidir. Yemek takımları, bardaklar, örtü ve diğer gereçler "uyum" içinde olmalıdır. Uyum sofanın ortasına yerleştirilecek bir tanzimle daha da çarpıcı bir hale getirilir. Burada, seçilecek çiçekler bile mümkünse yemek takımlarınızla ve masa örtüsüyle uyum içinde olmalıdır. Bir renk armonisi yaratmak özenle hazırladığınız bu daveti daha da hatırda kalıcı yapacaktır.
Vereceğiniz mönüye uygun olarak tabakları yerleştirmelisiniz. Şayet; mönü'de çorba yer alıyorsa, o takdirde düz yemek tabaklarının üzerinde çorba tabakları yer almalıdır. Eğer çorba mönüde yer almıyorsa o takdirde ordövr servisi için düz ve büyük tabaklar yerleştirilmelidir. Tabakların yerleştirilmesi mönü'deki düzenlemeyle paraleldir.
Sofranızı hazırlarken "peçeteler" özenle katlanmalı ve yerleştirilmelidir. Değişik şekillerde katlanan peçeteler, isteğinize göre yine yemek takımlarınıza uygun halka biçimde bir peçetelik arasına konarak ta sofralarda yerini alabilir.
Bazı Peçete Katlamaları;
Kare; Peçete her yönde bir kere katlanır. Sonra "kare" sekline getirilir.
Üçgen; peçete önce "kare" sekline getirilir. Sonra, aksi köşeler birleştirilerek "üçgen" sekli verilir.
Koni; peçete önce "kare", sonra da "üçgen" seklinde katlanır. Dışarıda kalan uç "dik" duracak şekilde olmalıdır.
Çatal-kaşık-bıçak
Kullanış amaçlarına göre, dıştan başlayıp içe doğru gelecek şekilde yerleştirilir. Tabağın sağına kaşık ve Bıçak, soluna ise çatal konur. Bıçağın ağzı tabağa dönük olmalıdır.
Tabaklar
Servis tabağı, yemek tabağı, salata tabağı ve ekmek tabağı kullanılmalıdır. Ancak yukarda da bahsedildiği gibi yemek mönüsünde yer alan yiyeceklere göre uygun tabaklar ilave edilebilir.
Resmi masa nasıl kurulur ?
Kalabalık ve süslü bir masaya oturduğunuz zaman en dışta bulunan çatal-bıçaktan başlayacağınızı daima hatırlayın. Yemek yemek için çatalı sağ elinize alabilirsiniz.
Gayri resmi sofra kurma şekli..
Resmi sofra kurma şekline göre daha sadedir. Tabağın yanında bulunan çatal ve bıçak ana yemek içindir. Çorba kaşığı bıçağın sağ tarafına koyulur. Tabağın üst kısmına tatlı çatal ve bıçak koyulur. Servis edilecek diğer yemekler için ayrıca çatal-bıçak getirilir.
Masaya Konan Takımların Yerleri
Yemek Çatalı : Tabağın solunda
Yemek Bıçağı : Tabağın sağında
Yemek Kaşığı : Tabağın sağında, bıçağın dışında
Balık Çatalı : Tabağın solunda, çatalın dışında
Balık bıçağı : Tabağın sağında, yemek bıçağı dışında
Meze Çatalı : Tabağın solunda, diğer Çatalların dışında
Meze kasığı : Tabağın ön kısmında
Çerez ve pasta çatalı : Tabağın ön kısmında, sapı sola doğru
Çerez ve pasta bıçağı : Tabağın ön kısmında, keskin tarafı tabağa, sapı sağa doğru, çatalın yanında
Su bardağı : Tabağın sol ön kısmında
Şarap bardağı : Su bardağının sağında
Rakı bardağı : Su bardağının yanında
Tuz, biberlik : İki servis tabağı arasında
Yağ, sirke : Sofranın ortasına yakın
Hardal ve diğer soslar : Yağ ile sirkeye yakin
Yağ tabağı : Servis tabağının sol ilerisinde
Salata tabağı : Servis tabağının sol ilerisinde
Meyve tabağı : Ortada
Ekmek tabağı : Ortada
Çiçek tanzimleri : Masanın ortasında
Peçete : Servis tabağının solunda
Yemeklerde Unutulmaması Gerekenler
Yemek süresince dikkat edilmesi gereken bazı davranışlar vardır; bunlardan bazıları...
Tabakta yemek bırakmak pek hös bir davranış değildir. Ekmeğin ufalanarak yenmesi, yemeğin koklanarak adeta "test" edilmesi, masada saç taramak, makyaj tazelemek, elleri masanın altında tutmak, masada şampanya patlatmak, kürdansız ve aleni bir şekilde diş karıştırmak, sesli bir biçimde burun temizlemek, ev sahibinden önce yemeğe başlamak ve masada kül tablası konmamışsa ısrarla sigara içmeye çalışmak, puro vb. herkesçe hoşlanılmayacak tütünleri müsaadesiz içmek ve yemek devam ederken izinsizce sofrayı terk etmek, abartılı gülmek veya uzun sıkıcı konuşmalar yaparak diğer konukları rahatsız etmek yapılmaması gereken davranışlardandır.
Servis Kuralları Servisi evin hanimi yapıyorsa, sağında oturan bayandan başlanır.
Servisi garson yapıyorsa, servise ev sahibinin sağında oturan bayandan baslar, soldan devam eder, en son ev sahibine servis yapar.
Garsonun elinden hiç bir şey alınmaz. Garsondan bir şey istenecekse alçak sesle istenir.
Tatlı servisinden önce masa temizlenir.
İçki istenmediği zaman açıkça söylenmelidir. Kadeh el ile veya ters kapatılmaz.
Servisler yapılırken ısrarcı olunmamalıdır. Ancak; yemeğin niteliğine göre serviste 2. kez istenip istenmediği kişilere sorulabilir.
Yemekte Görgü Kuralları
Bıçak kullanmak gerekince, Çatal sol elle tutulur. Bu durumda bıçak sağ elle tutulur ve işaret parmağı bıçağın keskin olmayan tarafına bastırılarak "kesme" işlemi yapılır.
Bıçak kullanıldıktan sonra masaya bırakılmaz. Tabağın üst yarısına, kendinize doğru yanlamasına ve keskin tarafı içe gelecek şekilde konur.
Çatal da kullanıldıktan sonra masaya bırakılmaz. Bıçağa paralel şekilde soluna ve sapı sağda, ağzı yukarı doğru konur.
Çorba kasığı, Çorba tabağının sağına konur.
Kaşık da bıçak gibi kullanılır. Salata ve Çerez çatalı, yemek çatalından daha kısadır. Yemekle birlikte salata da verilecekse, salata çatalı yemek tabağının soluna, yemek çatalının iç tarafına konur.
Balık Çatalı ise daha kısa ve düzdür. Kasığın sağına konur.
Tatlı kaşığı, tatlı tabağının içine konur.
Servis Çatal ve kasıkları, servis yapılacak yemeklerin tabaklarına konur. Kişi rahatça alabilmelidir.
Ancak; konukların önüne 3'den fazla Çatal, kaşık ve bıçak koymamaya dikkat edilmelidir. Gerekirse yemek esnasında bu servisler kaldırılır ve gerekli olanlar düzenlenir.
Peçeteler resmi olmayan yemeklerde çatalların soluna, resmi yemeklerde ise servis tabağının içine konur. Ancak; bahsettiğimiz gibi eğer dekoratif bir peçetelik söz konusuysa tabağın sol tarafına veya önüne gelecek şekilde yerleştirilebilir.
Peçete, sağ üst kösesinden tutularak açılır. Dizlerin üzerine yerleştirilir. İşi bittikten sonra yemek tabağının sağına katlanarak konur. Buruşturarak koymamaya özen gösterilmelidir. Kağıt peçete kullanılmışsa "top" yapılıp tabağa konmaz. özel davetlerde her ne kadar kullanılmıyorsa da kumaş peçeteleri aratmayacak güzellikte kağıt peçeteler eğer sofraya uyum sağlıyorsa kullanılabilir.
Davet bitiminde ev sahibine teşekkür etmek unutulmamalıdır. Hatta bir gün sonrasında tekrar telefon edilmeli ve bu nazik davet ve güzel yemek için bir kez daha iltifat edilmelidir.
KEL KİRPİ!
Ender görülen bir hastalık kirpiyi bu hale getirdi. Tamamen kel kirpi herkesi endişelendirdi.
Adı Spud ve şu sıralar dünyanın dört bir yanındaki vahşi yaşam uzmanlarının ilgi odağı. Çünkü, İngiltere'de bir yol kenarında bulunan ve St. Tiggywinkles Vahşi Yaşam Hastanesi'ne getirilen bu kirpi tamamen kel.
Hastanede yapılan tetkikler sonucunda ender görülen bir deri hastalığına yakalandığı ve bu nedenle tüm dikenlerini kaybettiği anlaşılan Spud için vahşi yaşam uzmanları seferber oldu. Tedavisi bulunmayan hastalığı nedeniyle bir daha eskisi gibi olup olmayacağı bilinmiyor. Ama şimdilik bitkisel yağlarla günde üç kez masaj ve ılık banyolar yapılıyor.
Görüntüsü dışında diğer kirpilerden farklı davranmayan Spud'un deri hastalığına neden yakalandığı ise tam olarak belirlenemedi. Ancak uzmanlar, çevre kirliliğin önemli bir faktör olduğu kanısında. Spur'un bulunduğu yol kenarının yakınında, ağır metal oranı çok yüksek bir gölet bulunduğu da belirtildi. (hurriyet.com.tr)

PENCERE AÇMIŞ BÖREK:

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
PENCERE AÇMIŞ BÖREK:
10 yaprak milföy hamuru
5 sosis
2 sivri biber
1 çay b. kaşar p. rendesi
1 yumurta
1 çorba k. ketçap
kekik
HAZIRLANIŞI:
5 adet milföyü fırın tepsisine dizin.Üzerine yumurta sarısı
sürün.
İç harcı için 5 adet kesilmiş sosis,2 adet sivri biber,ketçap
kaşar peynir rendesi ekleyip karıştırın.Milföyleri ortasına
iç harcı ekleyin.Diğer 5 adet milföyü bıçağın ucuyla ortalarından
kesin.Fırın tepsisindekiş milföylerin üzerine kapatın.Kesilmiş
olan orta kısımlarını pencere gibi açın üzerine yumurta sarısı
sürün ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirin.
alıntıdır
GERÇEK DOSTLUK BÖYLE OLUR
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok
beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir
ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider
ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.
Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını
öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte
yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç
düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine
uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl
bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir
kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler
sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi
kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da
geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir .
Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek
isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok
sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha
fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya;
Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı.
İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi.
Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını
istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı)
Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu
şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş
istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.
Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek
üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz.
Dostlukla ve Sevgiyle kalın.
NETTEN ALINTI
Oktay Usta'dan HAŞHAŞLI SİMİT Tarifi
MALZEMELER:
4 su b.un
1 p.kuru maya
2 çorba k.toz şeker
1 çorba k.tuz
2 çorba k.tereyağı
1 çay b.süt
alabildiği kadar su
1 yumurta
iç harcı için:
1 kase haşhaş
1 çay b.sıvıyağ
üzeri için:
toz haşhaş
HAZIRLANIŞI:
Karıştırma kabına önce unu alıp ortasını açalım. ortasına
mayayı alalım. kenarına tuz ve şekeri serpelim. mayanın
üzerine süt,erimiş tereyağı ,yumurtanın akı ve su
ekleyerek yumuşak bir hamur hazırlayıp yarım saat
mayalanmasını bekleyelim. daha sonra hamuru açıp
üzerine sıvıyağ ile karıştırılmış haşhaş ezmesini sürüp
rulo yapalım. ruloyu büyük bir simit şeklinde sarıp
tepsiye alalım. üzerine kalan yumurta sarısını sürüp
yine haşhaş tohumu serperek 180 derecede
pişirelim. dilim dilim keserek ılık servis yapalım.
hem bereketli hem de çok lezzetli…
yonca ve faydaları nasıl kullanılır
Baklagiller familyasından, bir bitki cinsidir. Bir çok türü vardır. Kokulu yonca yurdumuzda yetişen 30 ile 100 cm arasında boyları olan iki yıllık otsu bir bitkidir.
Yoncanın faydaları : Romatizma ağrılarını giderir. Sinirleri yatıştırır. Baş ağrılarını giderir. İshali keser. Midenin düzenli çalışmasını sağlar
Eksi yonca kurutulmaz yalnızca tazeyken kullanılır.
Mide yanmasına, hafif karaciger ve sindirim bozukluklarına iyi gelir. Bu rahatsızlıklara karsı kullanıldıgında, soguk olarak, günde 2 bardak bitki çayı içilir .
Sarılık, böbrek iltihabı, egzemalar ve bagırsak kurtlarında bu miktar çay sıcak içilir.
Taze bitkinin özsuyu, baslangıç durumundaki mide kanseri, habis dahili ve harici çıbanlara önerilir. Taze özsu, meyve sıkacagı kullanılarak elde edilebilir.
Her saat bası 3-5 damla, suyla veya bitki çayı ile inceltilerek içilir. Habis harici çıbanlara, bitki özsuyu dogrudan sürülür. Parkinson hastalıgında özsu, her saat basında 3-5 damla, civanperçemi çayına karıstırılarak alınır ve dıstan da belkemigine sürülür .
Kullanım Biçimleri :
Çay hazırlamak :
Yarım veya bir tatlı kasıgı ince kıyılmıs yaprak , yarım lt kaynar suda haslanır ve demlenmesi için 4-5 dakika demlenir. Yukarıda tarif edildigi gibi içilir.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

