incecikten bir kar yagar tozar elif elif diye

Bu da tek ayaklı yılan

15/9/2009 -Kategori: harika canlilar


Çin'de tek ayaklı bir yılanın bulunduğu bildirildi.

İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde, ülkenin güneybatısındaki Suining'de yaşayan 66 yaşındaki Duan Çiongziu'nun, tek ayaklı yılanı geceyarısı yatak odasında duvara tırmanırken bulduğu belirtildi.

"Geceyarısı garip bir tırmalama sesiyle uyandım. Işığı yaktım ve bu canavarı duvara pençesiyle tırmanırken gördüm" diyen Duan, ayakkabısıyla vurarak öldürdüğü yılanı alkol dolu bir şişede sakladığını kaydetti.

Yılanın, şu anda Nançhang'daki bir üniversitede bilim adamlarınca incelendiği belirtilirken, yılan uzmanı Long Şuai, yılanın tek ayağı için, "Bu gerçekten şoke edici, ancak otopsi yapana kadar nedenini bilemeyeceğiz" dedi.

AA

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

KEL KİRPİ!

9/7/2009 -Kategori: harika canlilar

Ender görülen bir hastalık kirpiyi bu hale getirdi. Tamamen kel kirpi herkesi endişelendirdi.

Adı Spud ve şu sıralar dünyanın dört bir yanındaki vahşi yaşam uzmanlarının ilgi odağı. Çünkü, İngiltere'de bir yol kenarında bulunan ve St. Tiggywinkles Vahşi Yaşam Hastanesi'ne getirilen bu kirpi tamamen kel.

Hastanede yapılan tetkikler sonucunda ender görülen bir deri hastalığına yakalandığı ve bu nedenle tüm dikenlerini kaybettiği anlaşılan Spud için vahşi yaşam uzmanları seferber oldu. Tedavisi bulunmayan hastalığı nedeniyle bir daha eskisi gibi olup olmayacağı bilinmiyor. Ama şimdilik bitkisel yağlarla günde üç kez masaj ve ılık banyolar yapılıyor.

Görüntüsü dışında diğer kirpilerden farklı davranmayan Spud'un deri hastalığına neden yakalandığı ise tam olarak belirlenemedi. Ancak uzmanlar, çevre kirliliğin önemli bir faktör olduğu kanısında. Spur'un bulunduğu yol kenarının yakınında, ağır metal oranı çok yüksek bir gölet bulunduğu da belirtildi. (hurriyet.com.tr)

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

dünyanın en büyük akvaryumu

19/11/2008 -Kategori: harika canlilar

Dünyanın en büyük akvaryumu: Aquadom


Berlin'de radisson sas otel'de konuşlanmış olan 25 uzunluğundaki silindirik "Aquadom" adlı akvaryum, dünyada şu ana kadar yapılan en büyük akvaryum. 900.000 litre deniz suyu ve 56 çeşit toplam 2600 tane balığı bünyesinde barındırıyor. Ziyaretçi ve misafirler cam kaplı bir asansörle akvaryumda izlenimlerde bulunabiliyorlar. İki dalgıç sürekli olarak balıkların beslenmesi ve akvaryumun bakımı ile ilgileniyor. Otel odalarının bazıları bu akvaryuma bakıyor. Bu akvaryum 2003 yılında açılmış ve 12.8 milyon euro'ya
Professional Aquarium Exhibits

For the worlds finest museum quality aquarium exhibits the Middle East turns to Global Aquaria.  Our aquarium professionals have been designing world class exhibits for residential, commercial, and public venues for over 15 years.

 

 

 

Our custom aquarium systems are designed to suit both the specific biological requirements of the aquatic animals chosen to exhibit, and the decorative theme desired by our clients.  Virtually any imaginable underwater theme is possible.  Live coral reefs, replicated hand sculptured coral reefs, lost underwater cities, sunken shipwrecks bearing treasure chests and replicated artifacts, even science fiction alien-like themes are all possible.  Our custom aquarium designs are limited only by your imagination.

 

 

 

Custom aquarium life-support systems are the most technologically advanced in the world.  High-End aquariums are monitored and controlled by computer systems.  No matter where you are, your aquarium is able to alert you electronically to dangerous changes in water chemistry, pump, power, and lighting failure, temperature changes, high or low water levels and leaks.  Aquariums can even take action automatically to protect itself from some of these dangerous conditions.  Other advanced options include automation of certain maintenance tasks. The addition of trace elements, medications, nutritional supplements and invertebrate foods can be measured and added with the use of peristalic pumps.  Water changes and saltwater preparation, water evaporation correction, and salinity control can all be automated by our computer systems.

 

 

 

Larger aquarium exhibits require detailed planning and the collaboration of many professionals.  Global Aquaria’s Project Management service is available to clients worldwide.  Project Managers work directly with local contractors to plan and prepare the aquarium site for a fast and seamless installation.  Think of us as your personal aquarium concierge.  With all of the complicated aspects involved in the planning of these museum quality exhibits, you can’t afford not to have a Global Aquaria Project Manager at your side.

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SU ALTINDAKİ GİZLİ BARINAKLAR MERCANLAR

2/11/2008 -Kategori: harika canlilar

SU ALTINDAKİ GİZLİ BARINAKLAR MERCANLAR

 

Mercanları ilk gördüğünüzde renkli taş yığınları zannedebilirsiniz. Ancak bu yanlış bir tahmin olacaktır. Çünkü mercanlar canlıdırlar. Mercanların milyarlarcası birarada yaşar, özel salgı maddeleri ile birbirine eklenir ve bu taş görünümlü yapıyı meydana getirirler.

Mercanlar öldükten sonra kalıntıları taşlaşır ve bu kalıntılar zaman içinde pek çok canlının birarada yaşadığı mercan yuvalarına dönüşür. Burada yaşayan balıkların her birinin kendine özgü özellikleri vardır. Örneğin melek balığı gibi gündüz avlanan balıklar, güneş batarken mercan resiflerindeki kuytu yerlere ve yarıkların içerisine gizlenirler.

Mercanlarda yaşayan balıkların genel davranışları da birbirinden farklıdır. Örneğin daha önce söz ettiğimiz papağan balığı gibi bazı balıklar geceleri bir uyku tulumu içinde derin bir uykuya dalarlar. Dikenli balık gibi bazı türler ise yarı uyanık bir şekilde dinlenmeye geçerler. Keçi balığı ve diğer bazı balıklar gündüz çok parlak renkler kullanırlar, gece olduğunda ise bu balıklar adeta farklı bir deriye sahip olurlar renkleri daha soluk hale gelir.

Süngerler, mercanlar ve yumurtlayan bazı balıklar da ölü mercan kalıntılarında yaşayan canlılardır. Bundan başka küçük yengeçler ve karidesler de mikroskobik bitki ve hayvanlar ile beslenmek için mercan kayalarına doğru çıkarlar. Yine mercan kalıntılarında yaşayan köpek balıkları ve müren gibi balıklarsa karanlıkta besin bulabilmek için çok güçlü olan koku duyularını kullanırlar.

Allah'ın deniz altında yarattığı çeşit çeşit canlı ve bu canlılardaki örneksiz tasarımlar, harika özelliklerle bize Rabbimiz'in sonsuz sanatını ve sınırsız ilmini tanıtmaktadır. Nahl Suresi'ndeki ayetlerde Allah, yarattığı canlılardan bazı örnekler verir. Ayrıca insanların bunlara şükretmesi gerektiğini de Allah şöyle bildirmektedir:

Yerde sizin için üretip-türettiği çeşitli renklerdekileri de (faydanıza verdi). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için ayetler vardır. Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde ondan süs-eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir. (Nahl Suresi, 13-14)

harunyahya orgtan alıntıdır 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

IŞIK SAÇAN CANLILARIN ÖZELLİKLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

2/11/2008 -Kategori: harika canlilar

IŞIK SAÇAN CANLILARIN ÖZELLİKLERİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

Geceleri ağaçların üzerinde hareket eden ışıkları hiç gördünüz mü? Kimi zaman bir ağacı kaplayacak kadar çok olan bu ışıklar ateş böcekleridir. Ateş böcekleri ışık saçan canlıların en bilinenleridir. Gece karanlığında ağaçları aydınlatan ateş böcekleri bilim adamlarının üzerinde en çok araştırma yaptığı canlılardan biridir. Bunun nedenini biraz sonra detaylı olarak inceleyeceğiz. Ancak öncelikle bu canlıların ışığı nasıl kullandıklarından bahsedelim.

Ateş böcekleri vücutlarının içinde yeşil-sarı ışıklar üretirler. Işık, ateş böcekleri için haberleşme aracıdır. Işıkları ile çiftleşme mesajı verirler ya da düşmanlarına karşı savunma amaçlı bu ışığı kullanırlar. Düşmanları ateş böceklerinin tatlarının kötü olduğu mesajını ışıklara bakarak anlar ve onları yemekten vazgeçerler.

Bu böceklerin en önemli özellikleri ise ışıktan en çok verimi elde etmeleri ve neredeyse hiç enerji kaybetmemeleridir. Ateş böcekleri, bu özellikleri nedeniyle yıllardır bilim adamları için araştırma konusu olmuşlardır. Ancak sürdürülen tüm araştırma ve çalışmalara rağmen insanlar ateş böceklerinin ürettikleri kadar verimli bir ışık henüz üretememişlerdir.

Bir canlının ışık üretebilmesi, aynı zamanda da bu ışığın ısısından etkilenmemesi çok şaşırtıcıdır. Bunun nedenini şöyle açıklayabiliriz. Yanan lambaların ışığın yanında ısı da saçtığını siz de fark etmişsinizdir. Yanan bir ışık kaynağını örneğin bir ampulü ellemeye kalksanız, elinizin yandığını hissedersiniz. Bu durumda aklınıza nasıl olup da ateş böcekleri bu sıcaklıktan dolayı zarar görmüyorlar diye bir soru gelmiş olabilir. İşte şaşırtıcı olan da budur. Işık üreten canlılar kendi ürettikleri sıcaklıktan hiç etkilenmezler. Çünkü ışık saçan canlıların ürettikleri ışık, bizim aydınlanmak için kullandıklarımızdan tamamen farklıdır. Bu ışığa soğuk ışık denmektedir ve bu tür ışık üretiminde dışarıya ısı verilmez. Bu nedenle bu tür ışık üretimi çok verimlidir. Bilim adamları da yıllardır bu ışık türünü taklit etmeye çalışmaktadırlar.


Bilim adamları ateş böceklerinin saçtığı ışığı taklit etmek için yıllardır uğraşıyorlar ancak başarılı olamıyorlar. Bu durum bize Allah'ın ateş böceklerini ne kadar kusursuz bir tasarımla yarattığını gösteren delillerden biridir.

Ateş böceklerinin yanı sıra çeşitli deniz altı canlıları, böcekler ve daha pek çok canlı türü de kendi ışıklarını kendileri üretirler. Her birinin ışığı üretim şekilleri, kullanım alanları, süreleri ve üretilen ışığın cinsi gibi özellikleri birbirinden çok farklıdır. Ve her biri ayrı birer harikadır.

Bu canlılara ışık üretebilecekleri sistemleri veren, bu sistemlerin devamlılığını sağlayan ise elbette canlıların kendileri değildir. Tesadüfler sonucunda ışık üretebilecek bir sistemin canlının bedeninde meydana gelmesi mümkün değildir. Üstelik bu üretimi yaparken canlının kendine hiçbir zarar vermeyecek kadar mükümmel bir yapının ortaya çıkması da mümkün değildir. Işık saçan tüm canlılar Allah'ın üstün yaratma sanatının delillerindendir. Allah sonsuz bilgi, akıl ve kudretinin delillerini, yarattığı canlılar vasıtasıyla bizlere tanıtmaktadır. Aynı zamanda insanlara, ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar, doğadaki bu kusursuz mekanizmaları Rabbimizin dilemesi dışında var etmeye güçleri yetmeyeceğini hatırlatmaktadır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

FİZİK KURALLARINI BİLEN

2/11/2008 -Kategori: harika canlilar

FİZİK KURALLARINI BİLEN
KELEBEKLER

 

Kelebeklerin görünümlerini herkes çok beğenir. Renkli kanatları, zarif uçuşları ile canlı birer süs gibi olan bu canlılar, Allah'ın bizim için yarattığı güzelliklerden biridir. Ancak elbette ki kelebeklerin tek özellikleri süslü dış görünüşleri değildir. Oldukça kısa ömürlü olan bu canlılar kimi zaman birer uzman gibi hesaplamalar yaparlar. Örneğin uçmak için -daha önce anlattığımız güvelerde olduğu gibi- kelebeklerin vücudunun belli bir sıcaklıkta olması gerekmektedir. Bunun için kelebeklerin neler yaptıklarını birlikte inceleyelim:

Colias kelebeği adı verilen bir tür, vücut sıcaklığı 28 dereceden düşük olduğunda uçamaz. Bu durumda kelebek hemen kanatlarını açar ve sırtını Güneş'e dönerek güneş ışınlarını dik alacak şekilde durur. Kelebek yeterince ısınıp vücut ısısı 40 °C kadar çıktığında kendi etrafında 90 derece döner. Böylece güneş ışınlarını yatay alır hale gelir. Bu hareket ile güneş ışınlarının ısıtıcı etkisi en aza indirilmiş olur. Dolayısıyla kelebeğin vücut ısısı düşmeye başlar.

Ayrıca bu cins kelebeklerin kanatlarında siyah lekecikler bulunur. Bu lekeler de ısıyı kelebeğin vücudunda toplamaya yarar. Ancak lekelerin bulunduğu yer herhangi bir yer değildir. Bunlar vücudun en çok ısınmaya ihtiyaç duyduğu yerlere yakın olarak yerleştirilmiştir. Bu tasarım sayesinde kanatlardaki çabuk ısınan lekeciklerden diğer bölgelere yapılacak olan ısı nakli kolaylaşır. Çünkü ısıyı aktarmak için aşılması gereken mesafe kısalmıştır.

Bir başka kelebek cinsi de vücut ısısını artırmak için benzer bir yöntem kullanır. Mercekleri hepiniz bilirsiniz. Kimileri cisimleri büyük göstermek için kullanılır, kimileri de küçük. Örneğin gözlük camları birer mercektir. Güneş ışığına tutulan mercek ise ısıyı belli bir noktada toplamaya yarar. Hatta bu yöntemle ateş yakmak bile mümkündür. Pieris cinsi kelebek ise kanatlarını öyle bir açıda ayarlar ki, tıpkı bir mercekteki gibi tüm ışınları vücudunun en çok ısınması gereken bölgelerinde toplayabilir.

Şüphesiz bu kelebekler hayatlarının hiçbir döneminde fizik ya da başka bir konuda eğitim almamışlardır. Merceğin ne gibi özelliklerinin olduğunu da bilmezler. Hangi açının güneş ışınlarını daha verimli alacağından da haberdar değildirler. Kelebeklere en verimli şekilde ısınmak için neler yapmaları gerektiğini ilham eden, herşeyi koruyan ve gözeten Allah'tır. Allah bir ayetinde şöyle buyurmaktadır:

... Allah herşeyi gözetleyip denetleyendir. (Ahzab Suresi, 52)

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İLGİNÇ BİR CANLI: NAUTILUS

2/11/2008 -Kategori: harika canlilar

İLGİNÇ BİR CANLI: NAUTILUS

Denizaltıları hepiniz televizyonlarda ya da gazete ve dergilerde görmüşsünüzdür. Oldukça derinlere dalarak fark edilmeden hareket edebilen bu teknolojik makineler, ülkelerin güvenliğini sağlamada ve bazı bilimsel araştırmalarda kullanılırlar. Denizaltıların çalışma sistemi ise şöyledir: Denizaltılarda bulunan özel dalış tankları suyla dolunca gemi sudan daha ağır hale gelir ve dibe dalar. Eğer tanktaki su, basınçlı hava ile boşaltılırsa, denizaltı tekrar su yüzüne çıkar.


Çok uzun zaman önce yaşamış olan bir fosil Nautilus (solda) ve günümüzde yaşayan Nautilus arasında hiçbir fark olmadığına dikkat ettiniz değil mi?

Şimdi size denizaltılardaki bu sistemi kullanarak hareket eden çok ilginç bir canlıyı tanıtacağız. Bu canlı Nautilus'tur. Nautilus kabuklu bir deniz hayvanıdır ve denizaltılar gibi suya dalar. Nautilus'un vücudunda 19 cm çapında resimde de gördüğünüz gibi salyangoz kabuğu biçiminde bir organ vardır. Bu organda birbiriyle bağlantılı 28 tane "dalış hücresi" bulunur. Bu dalış hücreleri denizaltılardaki ile aynı mantıkta işler, yani Nautilus'un basınçlı havaya ihtiyacı vardır. Bu hava denizaltılarda özel bir sistem kurularak sağlanır, mühendisler bu sistemi denizaltının gerekli bölgelerine yerleştirmişlerdir. Peki ama, Nautilus suyu boşaltmak için gerekli olan bu basınçlı havayı nereden bulur?

... Rabbim, ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır.
Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?
(Enam Suresi, 80)

İşte bu sorunun cevabı bize Allah'ın yarattığı olağanüstü özelliklerden birini daha tanıtır. Nautilus'un vücudunda özel bir gaz üretilir. Bu gaz kan dolaşımı ile hücrelere aktarılarak hücrelerden suyun çıkması sağlanır. Bu şekilde Nautilus avlanırken, düşmanlarından kaçmak için daha derine inebilir veya yüzeye çıkabilir. Hatta Nautilus'un dalma kapasitesi denizaltılar ile karşılaştırılmayacak kadar fazladır. Bir denizaltı sadece 400 metre dibe dalabilirken, Nautilus için 4.000 metre derinliğe dalmak son derece kolaydır.

Bu ilginç deniz altı canlısında yaratılmış olan özel sistem bizim düşünmemiz içindir. Şimdi birlikte düşünelim. Nautilus bu sisteme tesadüfen sahip olabilir mi? Gaz üretmesini sağlayacak vücut yapısını kendi kendine elde edebilir mi? Üstelik Nautilus'un tek özelliği bu değildir. Deniz altında yoğun bir basınç vardır. Derine daldığınızda kulaklarınızda hissettiğiniz tıkanma ve baskı hissinin nedeni bu basınçtır. Ancak size etki eden çok düşük bir basınçtır, derine doğru inildikçe basınç artar ve belli bir derinlikten sonra canlılar üzerinde öldürücü etkilere neden olur. Nautilus ise çok küçük olmasına ve kendisini koruyacak yalnızca dış kabuğu olmasına rağmen, kimi zaman tonlarca yük ağırlığında olabilen bu basınçtan etkilenmez.

Açıkça görülmektedir ki, Nautilus'taki bütün özellikler özel olarak yaratılmıştır. Bu canlının deniz altındaki tonlarca yüke dayanacak bir vücut yapısını kendi kendine oluşturması elbette ki asla mümkün değildir. Böylesine üstün bir yapı, herşeyi örneksiz olarak kusursuzca yaratan Allah'ın yaratısıdır. Allah bir ayetinde insanları şöyle düşünmeye çağırmaktadır:

Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz? (Nahl Suresi, 17)

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

NÖBETÇİ BABA YAYIN BALIĞI

2/11/2008 -Kategori: harika canlilar

NÖBETÇİ BABA YAYIN BALIĞI

Balıkların yuva yaptıkları ve yavrularını sürekli bir koruma altına aldıkları pek bilinmez. Bu yuvalar genellikle çakılların veya kumun içinde açılan bir çukur şeklindedir. Yumurtalar bir süre bu açık yuvalarda gelişirler. Bu sırada anne ve baba balıklar yavrularını düşmanlarından korumak için nöbet tutarlar.

Yayın balıkları da yavrularını özel olarak koruyan canlılardandır. Dişi yayın balıkları yumurtalarını sığ sulardaki bitkilerin ve kamışların diplerine bırakırlar. Yumurtalar bitki köklerine yapışarak tutunur. Bir süre sonra dişi balık yumurtaların yanından ayrılır. Artık görev sırası erkek yayın balığına gelmiştir. Erkek balığın görevi yumurtaların yanında kalıp nöbet tutmaktır. Bu nöbet yavrular tamamen büyüyünceye kadar yani 40-50 gün boyunca devam eder.

Ayrıca erkek balık solungaçlarının yardımıyla çıkardığı homurdanmaya benzer bir sesle yumurtalara zarar vermek isteyen diğer balıkları oradan uzaklaştırır. Bu sesin diğer balıkları korkutacağını ve o ses nedeniyle oradan ayrılacaklarını bilmektedir.

Erkek yayın balıklarına yavrularını bu şekilde korumalarını emreden Allah'tır. Bu balık da diğer bütün canlılar gibi, sadece Allah'ın ilhamıyla hareket etmekte ve soylarının devamını sağlamaktadır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı


Fikrimuhim.com
  • Son Yazılarım

  • Kategorilerim

  • Arkadaşlarım

  • Bağlantılarım